16.10.2021
TARİHÇEMİZ VE NÜFUS

TARİHÇEMİZ VE NÜFUS


  • 1862

İlçemiz Güneysu ismini; üç büyük derenin (çayın) birleştiği yer anlamında Rumca Potomya ve ırmak yurdu anlamına gelen Rumca Potamas olan Potomia’dan almıştır.

Potomya Osmanlıların bölgeyi fethinden önce ve sonra Potomiya ismiyle anılırdı. Zamanla bu isim değişime uğrayarak Potomya olmuştur. Cumhuriyetin kurulmasıyla da Güneysu ismini almıştır.

Güneysu Rizeye yakın olduğundan Rize’nin tarihi ile birlikte anılmaktadır. Güneysu’nun tarih öncesi çağlarıyla ilgili yapılan araştırmalarda, bölgede yontma taş devrinden sonra yerleşim görülmüştür. Güneysu M.Ö. 650-500 yıllarında Miletliler tarafından küçük bir pazar yeri olarak kurulduğu tahmin edilmektedir. M.Ö. 606 yılında kısa bir süre için burası Medlerin hakimiyeti altına girmiş daha sonra sırasıyla Perslerin, Pontus Devletinin, Doğu Roma İmparatorluğunun, Bizans İmparatorluğunun ve Trabzon Rum Devletinin egemenliğine girmiştir. 1071 Malazgirt zaferi ile Türklerin Anadolu’ya ayak basmasından sonra bir ara Selçuklunun yönetimine girmiştir. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğuna katıldı.

Bu tarihten sonra Rize ile birlikte Potomya da Türkleşmeye başlamıştır. Fetihten önce Potomya’da (Güneysu) Rumca konuşan halk meskündü. Bölgeye önce Türk memurlar daha sonra da Müslüman halk gelip yerleşmeye başlamıştır. Güneysu’yun ana dili Türkçe’dir. Bu da; bu yöreden çekilen Rumlara karşılık Müslüman Türklerin buralara yerleştiğini göstermektedir. Konuşulan ana dil içindeki bazı yer, meyve, bitki, alet vb. isimlerin Rumca olması, Türklerle Rumların bir müddet bir arada yaşadıklarının delili olabilir. Bundan da; Rumların bir anda Potomya’yı (Güneysu’yu) terk etmedikleri, Türklerin de bir anda değilde peyder pey buralara gelip yerleştiklerine işaret etmektedir.

Türklerin bölgeye gelip yerleşmesi 1502 yılında Akkoyunlu  Devletinin, yıkılışını  takiben başlamış,  bilhassa 1600′lü yıllarda yoğunlaşmış olabilir. Rize ve  çevresinin Türkleşmesinde “Celâli İsyanları” ile de bağlantı kurmak mümkündür. Şefavi Devletini kuran Şah İsmail Şiî  mezhebine bağlı bir Türktü. Fakat Sunni olan Akkoyunlulara çok zulmetmiş,  Tebriz’de 40 bin Akkoyunluyu  öldürtmüştür. Rize’ye  yerleşen Türklerin bu Safavilerin zulmünden kaçan Akkoyunlu Türklerinden olması  mümkündür. Çünkü her iki toplum, Türk ve   Sunni Müslümandır. Güneysu’da şii ve alevi yoktur. Buna karşılık Rize’deki Türklerin Akkoyunlu veya   Karakoyunlu Türklerinden olamayacağını gösteren deliller de vardır:
1.  Akkoyunlular arasında yaygın olarak bulunan kirvelik adeti Rize yöresinde bilinmemektedir. (Kirve, oğlanı sünnet ederken çocuğa yardımcı olan kimsedir. Kirve amca ve  dayı gibi  akrabadan sayılır).
2.  Akkoyunlu Türkleri, Bayat, Dögen, Çepni, İnallu, Özer gibi 15 kola ayrılır. Bu kollar gittikleri yerlerde kol adlarını taşırlar ve kaldıkları yerlerde izler bırakırlar. Rize’de yerleşen Türkler arasında kol adlarını taşıma gibi bir olaya rastlanmamaktadır.

1817-1819 tarihleri arasında Karadeniz Kıyılarını gezen Ermeni Yazar P. Minas Bıfışkyan; “Rize’ye iki saatlik mesafede yukarıda “Adaköy Dağı” üzerinde delikli taşlar vardır. Bu taşlara köprülerin bağlandığı bilinmektedir. Yukarı kısımda eski bir kiliseden cevrimle cami vardır” ifadesini kullanmıştır.  Adaköy’ün eskiden civar köylere merkezlik yaptığı anlaşılmakla birlikte isminin 1817 yıllarında da Türkçe olarak zikredilmesi anlamlıdır.

Günesyu halkı Rize Merkez, Kalkandere, İkizdere ve Çayeli konuşma stilinde aynı “ağız” ları kullanırlar. Hanefidirler, horonları, atma türkü geleneği ve  imece usulü ile Lazlarla ve Trabzonlularla aynı özellikleri gösterirler.

Güneysu’da Cumhuriyetten önce kurulan medresede yörenin büyük isimlerinden Muhacir Hoca, Arnavut Naci Hasan Efendi,   Salahalı Sabit Efendi gibi devrin alimleri ders vermişlerdir. Bu medrese Cumhuriyetten sonra kapatılmıştır.

Güneysu (Potomya), 1880’de Trabzon vilayetin Lazistan sancağı altındaki  Rize kâzasına bağlıydı. 1918’e kadar bu durumunu koruyan Güneysu, Rize vilayetiyle birlikte 21 Şubat 1916 ile 2 Mart 1918 tarihleri arasında Rus işgalinde kalmıştır.

20 Nisan 1924’de Rize İl durumuna getirilince de Potomya da Güneysu adıyla Rize’ye bağlandı. Bir ara Güneysu Çoruh iline bağlandıysa da 1936 yılında tekrar vilayet olan Rize iline bağlı köy statüsüne alındı.

İlçemizin, 31.12.2010 tarihli resmi kayıtlara (adrese dayalı nüfus kayıt sistemine) göre toplam nüfusu 12.274 dür.

İlçemizin 1985 yılı toplam nüfusu ise yukarıda da belirtildiği gibi 21.473 dür.

1985 yılından 2010 yılına gelinceye kadar geçen 26 yıllık sürede; ilçemiz nüfusunda azalma olduğu görülmektedir. Oysa ülkemizin ortalama nüfus artış hızı ile İlçemizin nüfusu dikkate alındığında, ilçemizden önemli sayıda göçün olduğu anlaşılmaktadır.

Nüfustaki bu azalışın bir sebebi de adrese dayalı nüfus kayıt sisteminden kaynaklanmaktadır. Güneysu’lu olduğu halde çeşitli nedenlerden dolayı Kanun gereği ikametgahını Güneysu’da gösteremeyen bir çok hemşerimiz, başka illerin nüfus kayıtlarında olduğu bir gerçektir.

2010 yılı resmi rakamlarına göre, ilçemizde (köy ve mahalleler dahil) toplam 5445 bina ve 8536 hane bulunmaktadır. Ortalama olarak her hanede 4 kişinin oturduğunu varsayarsak ilçe nüfusunun yaklaşık 34 000 olarak kayıtlarda görülmesi gerekmektedir. Ancak yukarda da belirtildiği gibi adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre ilçenin dışında ikamet edenler, bu sistemde ilçe nüfusuna dahil edilememektedirler. Bu da, Güneysu’da evi-hanesi olduğu halde toplam nüfusun üçte ikisinin (2/3) dışarda ikamet ettiğini göstermektedir.